Anasayfa / Günün Haberleri / Kürtlerle değil terörle mücadelemiz var

Kürtlerle değil terörle mücadelemiz var


Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kurucusu Ayhan Erel, gündemde yer alan “Çerçeve yasa” tartışmalarına ve terörle mücadele politikalarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Kürt vatandaşlar ile terör örgütünün kesin bir dille birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayan Erel, Türkiye’nin üniter yapısına ve milli birliğine dikkat çekti.

‘BİZİM KÜRT KARDEŞLERİMİZLE SORUNUMUZ YOK, BİZİM MESELEMİZ TERÖRDÜR’

Söz konusu düzenlemelerin süslü kavramlarla sunulduğunu ifade eden Ayhan Erel, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Kıymetli vatandaşlarımız,

Buradan açık ve net bir şekilde ifade etmek istiyoruz:

Biz Kürtlerle küs değiliz.

Biz Kürtlerle kardeşiz.

Kürt kardeşlerimizle bu topraklarda yüzyıllardır birlikte yaşıyoruz. Aynı sofraya oturduk, aynı sokaklarda büyüdük. Kız aldık, kız verdik. Ticaret yaptık, komşuluk yaptık, dostluk yaptık. Düğünümüzde de cenazemizde de birbirimizin yanında olduk.

Bu ülkenin tarihi, Türküyle Kürdüyle bütün vatandaşlarımızın ortak tarihidir.

Dolayısıyla kimse çıkıp da Kürt vatandaşlarımızın varlığını, kimliğini veya haklarını terör örgütüyle ilişkilendirmeye kalkmasın.

Bizim Kürt kardeşlerimizle hiçbir sorunumuz yoktur.

Bizim meselemiz PKK’dır.

Bizim meselemiz terördür.

Bizim meselemiz silah ve şiddettir.

Terör örgütü ile Kürt vatandaşımızı birbirinden ayırmak zorundayız.

Çünkü Kürt vatandaşımız da bu devletin eşit ve onurlu vatandaşıdır. Onun hakkı, hukuku ve geleceği bizim de meselemizdir.

Ancak bugün önümüze getirilen bazı düzenlemelerin, “barış”, “kardeşlik” ve “demokratikleşme” gibi hepimizin değer verdiği kavramlarla süslenerek topluma sunulması karşısında da milletimizi uyarmak görevimizdir.

Barış istiyoruz.

Ama terörle pazarlık istemiyoruz.

Kardeşlik istiyoruz.

Ama Türkiye’nin milli birliğinin tartışmaya açılmasını istemiyoruz.

Demokrasi istiyoruz.

Ama demokrasinin terör örgütlerinin siyasi hedeflerine araç yapılmasını kabul etmiyoruz.

Türkiye’nin meseleleri elbette konuşulmalıdır. Eksiklerimiz varsa giderilmelidir. Hukuk güçlendirilmelidir. Vatandaşlarımızın bütün hakları güvence altına alınmalıdır.

Ama bütün bunlar yapılırken Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısı, milli bütünlüğü ve ortak vatandaşlık hukuku tartışma konusu haline getirilmemelidir.

Biz dışarıdan dayatılan hiçbir projenin Türkiye’nin geleceğini şekillendirmesine izin vermemeliyiz.

Türkiye’nin kaderini Washington’daki, Brüksel’deki, başka başkentlerdeki hesaplar değil; Ankara’daki milli irade belirlemelidir.

Şunu özellikle ifade etmek istiyorum:

Kürt kardeşim bizim kardeşimizdir.

Türk kardeşim bizim kardeşimizdir.

Bu vatan hepimizin vatanıdır.

Bizim görevimiz insanlarımızı birbirine düşürmek değil, birbirine daha da yaklaştırmaktır.

Bu nedenle milletimizi açıkça uyarıyoruz:

Kardeşlik söyleminin arkasına saklanan hiçbir siyasi projeye, terörün meşrulaştırılmasına ve Türkiye’nin bölünmesine yönelik hiçbir plana izin vermeyelim.

Biz Türkiye’nin büyümesini istiyoruz.

Daha demokratik, daha adil, daha müreffeh ve daha güçlü bir Türkiye istiyoruz.

Ama bunu Türk’üyle, Kürt’üyle, bütün vatandaşlarımızla birlikte gerçekleştireceğiz.

Çünkü bizim anlayışımızda çözüm ayrışmak değildir.

Çözüm, kardeşliktir.

Çözüm, adalettir.

Çözüm, hukuktur.

Çözüm, teröre karşı milletçe ortak duruştur.

Ve son sözümüz şudur:

Kürtlerle değil, terörle mücadelemiz var.

Kürt kardeşlerimizle değil, terör örgütleriyle hesabımız var.

Türkiye’nin bölünmesiyle değil, Türkiye’nin güçlenmesiyle derdimiz var.

Bu ülkenin birliğine, kardeşliğine ve geleceğine hep birlikte sahip çıkacağız.

Ne Türk Kürt’ten vazgeçer, ne Kürt Türk’ten.

Çünkü biz aynı vatanın evlatlarıyız.”

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir