MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Muhammet Hanifi Macit’in MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile gerçekleştirdiği özel röportajın ikinci bölümü Türkgün gazetesinde yayımlandı.
Bahçeli, dünkü röportajında adalet vurgusu yapmıştı. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, “egemen devlet” tanımının kriterlerini sıralayarak üretim ve savunma sanayiinin stratejik önemine dikkat çekti.
‘EGEMEN DEVLET, BÖLGESİNDE SÖZ SAHİBİ OLAN DEVLETTİR’
Egemen devlet olmanın şartlarına değinen MHP lideri Bahçeli, bu kavramın dünya üzerinde kendi bölgesinin egemen iradesini elinde bulunduran, söz sahibi olan ve alternatif politikalar geliştirebilen devlet anlamına geldiğini söyledi. Siyasal coğrafyasını jeopolitik hamleler bağlamında bir güç olarak kullanabilen devletin egemen devlet olduğunu belirten Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
“Bunun için Türkiye, egemen devlet olarak bölgede öngörülebilirlik ve istikrar açısından kapsamlı bir yol haritası ile hareket ederken, geniş çaplı sistem analizi yapmalı, nasıl bir yol haritası takip edeceğini bilmelidir.”
ÜRETİM GÜCÜ VE GELECEK NESİL VURGUSU
Devletin asli görevleri arasında huzur, refah, güvenliği tesis etmek ve temel hak ile özgürlükleri korumanın yanı sıra üretim faaliyetlerinin kurulmasını sağlamanın da yer aldığını vurgulayan Bahçeli, bunun sadece diğer ülkelerin sanayileriyle rekabet edebilmek için değil, aynı zamanda gelecek nesillerin yararlanabileceği bir üretim gücünün kurulması için de hayati önem taşıdığını kaydetti.
SAVUNMA SANAYİSİNDE TAM KURUMSALLAŞMA
Savunma sanayisindeki gelişmelerin siyasi tartışmalardan bağımsız ele alınması gerektiğinin altını çizen Bahçeli, şunları kaydetti: “Zira savunma sanayinde tam kurumsallaşma demek; bütün politik ihtilaflardan ve tartışmalardan bağımsız bir durumda konumlanmak demektir. Yine hiçbir politik istikrarsızlıktan ve yürütmedeki değişikliklerden etkilenmeyecek bir kurumsal statüye ve güce kavuşmak anlamına gelmektedir.”
“KAAN VE KIZILELMA SADECE TEKNOLOJİK KAZANIM DEĞİLDİR”
Milli teknoloji hamlelerine de parantez açan MHP lideri Bahçeli, KAAN ve KIZILELMA projelerinin yalnızca teknolojik birer kazanım olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Kavramlar ve adlandırmaların ülkenin üreten olma potansiyeliyle doğrudan alakalı olduğunu ifade eden Bahçeli, “Savunma ve silah sanayisinde attığımız her adım bizi kendi tecrübemize, geçmişimize ve dil dünyamıza daha fazla yaklaştırmaktadır” açıklamasını yaptı.






