CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin Kürt meselesi ve terör sorununun çözümünde kritik bir döneme girdiğini belirtti. Salıcı, sürecin bürokratik mekanizmalarla değil, siyasi irade ve Meclis öncülüğünde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

“ÇÖZÜMÜN ADRESİ MECLİS OLMALI”
DEM Parti’nin demokratik siyasetin önündeki yargısal engellerin araştırılması amacıyla verdiği Meclis araştırması önergesi üzerinde CHP Grubu adına konuşan Salıcı, Türkiye’nin yaklaşık yarım asırdır devam eden sorununda önemli bir aşamaya gelindiğini söyledi.
Salıcı, “Terörle mücadeledeki kararlılığımız ne kadar netse Kürt meselesini şiddetten, terörden ve silahtan tamamen arındırma irademiz de o kadar nettir” dedi.
CHP’nin geçmişten bu yana çözümün adresi olarak TBMM’yi gösterdiğini belirten Salıcı, 1989 tarihli SHP Doğu ve Güneydoğu Raporu’nu hatırlattı. Kürt meselesinin Türkiye’nin demokratikleşme süreciyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.
“YABANCI GÜÇLER MÜDAHİL OLABİLİR”
1990’lı yıllardaki çözüm girişimlerinin sonuçsuz kaldığını ve sorunun zamanla bölgesel bir nitelik kazandığını ifade eden Salıcı, sürecin daha fazla geciktirilmemesi gerektiğini belirtti.
Salıcı, “Bugün de çözemezsek yarın bu meseleye hangi yabancı güçlerin müdahil olacağını düşünmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“KANUN TEKLİFİNDE NE OLDUĞUNU BİLMİYORUZ”
TBMM’ye sunulması beklenen çerçeve yasa teklifinin içeriğinin milletvekilleriyle paylaşılmadığını söyleyen Salıcı, kendisinin de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyesi olmasına rağmen metni görmediğini açıkladı.
Salıcı, şunları söyledi:
“Ben Komisyon üyesiyim, ben bilmiyorum. O kanun teklifinde ne olduğunu bilmiyoruz. Komisyon bilmiyor, milletvekilleri bilmiyor. Basına sızdığı kadarıyla biliyoruz. Milletin vekilinin görmediği bir metinle barışın toplumsallaşabilmesi zordur.”
“ORTAK AKIL DA DEĞERLİDİR”
Meclis’in tatile girmesine kısa süre kaldığını hatırlatan Salıcı, yaklaşık 50 yıllık bir sorunun yasal çerçevesinin iki haftalık takvime sıkıştırılmasının doğru olmadığını söyledi.
“Zamanla yarıştığımızın farkındayım, zaman değerlidir ancak ortak akıl da değerlidir. Ne yaptığımızı bilmemiz gerekiyor” diyen Salıcı, sürecin şeffaf, katılımcı ve Meclis iradesiyle yürütülmesi gerektiğini vurguladı.






