Anasayfa / Günün Haberleri / Tunceli Valisi ve devletin yozlaştırılması

Tunceli Valisi ve devletin yozlaştırılması


Tunceli’de Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in telefonundan, daha önce ihraç edilen polis memuru Gökhan Ertok ile yazışmaları ortaya çıktı.

Hürriyet’ten Oya Armutçu’nun haberine göre Sonel, hakkında sosyal medyada eleştiri yapan bir hesabı Ertok’a göndererek “Gereğini yaparsınız kardaş” dedi. Ertok da sosyal medya kullanıcısını tespit ettiğini, resmi kayıtlarda yer almayan bir şafak operasyonuyla evinden aldığını yazdı. Ardından elleri arkadan kelepçeli, yüzü kanlar içinde yerde yatan kişinin fotoğrafını Sonel’e gönderdi.

Yazışmalarda Ertok’un “Şahsı dün gece mevcutlu tutup bu sabah savcılığa çıkardık”, “Cep telefonunu kopyaladık”, “Ön ve arka kamerayı izleyebiliyoruz” ve “Evine, mutfak ile odasına iki adet böcek yerleştirdik, bir süre takip edeceğiz” ifadelerini kullandığı ileri sürüldü. Yazışmalarda Sonel’in bu mesajlara “Teşekkür ederim kardeşim” yanıtını verdiği iddia edildi.

Savcılık, Sonel’in “Hukuka ve kanuna mutlak aykırılık teşkil eden, kamu gücünü araç kılan karanlık bir ilişki ağı kurduğu” tespitini yaptı. Elde edilen yeni deliller ışığında Ankara’da düzenlenen operasyonda Sefa K. ve Emre E., altı ayrı suçtan gözaltına alındı.

***

Bu soruşturma, son dönemde, kamu yönetiminde ehliyet ve liyakatın ne kadar gözardı edildiğini ortaya çıkarmıştır. Vali, kaymakam veya herhangi bir kamu görevlisi, “bizden olsun” anlayışıyla atanırsa olacağı budur. Basında, valinin “mafya lideri gibi” hareket ettiği yazılıyor…

“Sadece bir örnek, o da savcı tarafından ortaya çıkarıldı” denilip geçilemez. Tunceli valisinin uygulamaları, istisna değildir ki… Ergenekon, Balyoz ve Casusluk davaları neydi? Şimdiki CHP davaları nedir? Ülke çapında, siyasi konularda konuşan insanların tutuklanması nedir?

***

Tunceli soruşturması, halkın adalet ve devlet kurumlarına yeniden güvenebilmesi için önemli bir adımdır ama yetersizdir. Mesela, Sinan Ateş’in öldürülmesinde, tetikçiler ve yardım edenler yakalanmış, yargılanmış ama azmettirenler üstüne gidilmemiştir. Bu durum, devlete olan güveni yerle bir etmiştir.

Gemini’ye göre devletin çeteleşmesi, hukukun dışına çıkılması, yetkilerin kötüye kullanımı ve yasal denetimlerin zayıflaması gibi temel nedenlerle açıklanan bir yozlaşma sürecidir. Bu durum, resmi kurumların veya yetkililerin, kanunlar yerine kişisel veya grupsal çıkarlara göre hareket etmesiyle ortaya çıkar.

Böyle zamanlarda kurallar ve denetim mekanizmaları devre dışı kalır. Yasadışı yapılar, bürokrasi veya siyasetten güç alır. Resmi yetkiler, kayıt dışı odaklarla paylaşılır. Temel hak ve özgürlükler baskılanır. Sonuçta halkın adalet ve devlet kurumlarına olan inancı azalır.

***

Türkiye’de hukuk devleti askıya alındı da dünyada durum nasıl? Dünyada hukukun durumuna dair güncel bir örnek var.

Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin soruşturmalarını yürüten başsavcılık makamında, cinsel taciz iddiaları nedeniyle Haziran 2026’da görevden uzaklaştırılan Karim Khan bulunuyordu. Bu satırların yazıldığı sırada UCM’ye üye 125 ülkenin temsilcisi, New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde toplanarak Khan’ın kalıcı olarak görevden alınıp alınmayacağını oylayacaktı. Karim Khan, yardımcısı olan bir kadına iş seyahatlerinde, ofisinde ve özel konutunda rıza dışı cinsel temasta bulunmak ve nüfuzunu kötüye kullanmakla suçlanıyor.

Suçlamalar, Karim Khan‘ın 2024 yılında İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında Gazze’deki savaş suçları nedeniyle yakalama kararı çıkarttığı dönemde ortaya atıldı. Khan, hakkındaki iddiaların kendisini yıpratmak amacıyla İsrail istihbaratı tarafından ileri sürüldüğünü belirtmişti.

ABD yönetimi ise, Khan‘ın durumunu fırsat bilerek UCM’nin kurumsal meşruiyetine yönelik saldırılarını artırmış; ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio mahkemeyi “tuğla tuğla parçalama” tehdidinde bulunmuştur.

ABD ve İsrail, Flistin’de soykırım yapmıştır. Gazze’nin yok edilmesi ve Filistinlilerin katledilmesinden Netanyahu kadar Trump da sorumludur. Trump hakkında soruşturma yapamayan UCM’nin Netanyahu hakkındaki kararı ise UCM Başsavcısının cinsel taciz ile suçlanması sonucunu getirmiştir.

Bu şartlarda, adaletin gerçekleşmesi mümkün değildir.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir