
Emeklinin, asgari ücretlinin satın alma gücünün düşmesi sadece dar gelirli kesimi değil, esnaftan, tüccara, sanayiciye kadar domino etkisiyle tüm kesimleri kıskaca aldı. Pazarcı esnafı da can çekişiyor.
SORUN ETİKETTE DEĞİL, CEPTE
Türkiye’nin hemen her ilinde, büyük şehirlerden tarım yapılan illere kadar vatandaşların alım gücünün düşmesi, sadece emekliyi, asgari ücretliyi dibe vurmadı, pazarcı esnafını da canından bezdirdi. Aydın’ın Karacasu ilçesinde kurulan semt pazarında pazarcılar 35 yılın en kötü dönemini yaşadıklarını belirtti. Karacasu semt pazarında emekli Mehmet Karabay sorunun etiketlerde değil, vatandaşın cebinde olduğunu, alım gücünün düştüğünü söyledi. Karabay, domatesin 20-25 liraya kadar gerilediğini ancak yine de alıcı bulamadığını belirtti.
35 YILIN EN KÖTÜSÜ
Pazarda 35 yıldır esnaflık yaptığını belirten Celal Cansız da meslek hayatının en kötü dönemini geçirdiğini savundu. Fiyatlar düşmesine rağmen müşteri bulamamaktan yakınan Cansız, “Ekonomi çok kötü. Her şey 50 liraya satılıyor. Demek ki milletin parası yok. 35 senedir piyasadayım, en kötü yıllarımızı yaşıyoruz. Kiraz bu sene o kadar bol olduğu halde satılmıyor. Geçen sene 500 liraydı bu kiraz, bu sene 50 liraya gitmiyor. Düşün yani… Kayısı 50 lira, erik 50, şeftali-nektarin 50 lira… Biber 50 lira, patlıcan 40 lira. Ama yok, müşteri yok. Alım gücü yok daha doğrusu” diye konuştu.
SATIŞLAR BIÇAK GİBİ KESİLDİ
Pazara İncirliova İlçesi’nden gelen 55 yaşındaki üretici İsmet Olgaç ise geçinebilmek için pazar pazar gezdiklerini ve ek işler yaptıklarını söyledi. Son dört yılda satışların bıçak gibi kesildiğini ifade eden Olgaç, şunları anlattı: “Kendimizi bildik bileli çalışıyoruz, koşturmasak ekmeğimizi çıkaramıyoruz. Ekonomik durum çok bozuk, kendi acımızdan ekonomimiz sakat. Aldığımız para 200-300 lira; bu ne yol parasına yetiyor ne yemeğe ne de evin masrafına. Günden güne borçlanıyoruz. Dört yıl öncesine kadar iyiydi, sonra satışlar çok düştü.”






