Milliyet’in haberine göre “15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümünde sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarda darbe girişiminin kontrollü darbe olduğunu ima eden ifadeler kullanan” tiyatro sanatçısı Levent Üzümcü ve ünlü dağcı Nasuh Mahruki gözaltına alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, oyuncu Levent Üzümcü hakkında sosyal medyada yaptığı paylaşımı nedeniyle “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, devletin kurum ve organlarını aşağılamak” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılamak” suçlarından soruşturma başlatıldı.
Emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye götürülen Üzümcü tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Hâkimlik, Üzümcü hakkında “ev hapsi ve yurt dışı yasağı” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasını kararlaştırdı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı da AKUT kurucusu, ünlü dağcı Nasuh Mahruki hakkında, sosyal medya hesabından yaptığı 15 Temmuz paylaşımı nedeniyle “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılamak” iddiasıyla resen soruşturma başlattı. Başsavcılık, Mahruki’nin gözaltına alınması talimatı verdi. Mahruki, Güney Afrika dönüşü İstanbul’da gözaltına alındı ve tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.
15 Temmuz’un arka planını ve 15 Temmuz gecesi Boğaz Köprüsü’nde meydana gelen olayları gündeme getiren gazetelere de uzun süredir ekonomik baskı uygulanıyor hatta ilan kesme cezası veriliyordu. Şimdi de 15 Temmuz’u sorgulayan iki ünlü kişinin gözaltına alınması, bu konuda yorum yapacak olanlara mesajdır.
Kısacası 15 Temmuz’un sorgulanması istenmiyor.
Konu, Meclis’te de konuşuldu. İYİ Parti Grup Başkan Vekili Uğur Poyraz, “15 Temmuz kalkışmasının nasıl bir ihanet olduğu konusunda hemfikiriz. Bu kalkışmanın failleri de belli ancak failler bir terör örgütü haline gelirken, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ederken; kamuda, orduda, emniyette organize olurken bunu göremeyen, anlatıldığında anlamayan, anlasa da umursamayan siyasi irade tam karşımızda, kadrolarıyla birlikte, Mecliste oturmaktadır. ‘Terörsüz Türkiye Komisyonu’na koşa koşa gelen yetkililer 15 Temmuz Araştırma Komisyonuna neden gelmemiştir mesela? ‘Terörsüz Türkiye’ Komisyonu’ndaki her parti grubunun raporu ve sonuç raporu açıklanmış ve TBMM kayıtlarında iken 15 Temmuz raporu mesela nerededir? TBMM bombalanmış, milli irade ortadan kaldırılmaya çalışılmış, anayasal düzen ortadan kaldırılmaya çalışılmış, iktidar darbe yoluyla ortadan kaldırılmaya çalışılmış ve aynı iktidar devam ediyor ancak bu Gazi Meclisin içerisinde kurulmuş bir komisyonun oluşturduğu rapor kayıtlarda yok” dedi.
CHP Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın da 15 Temmuz’u Araştırma Komisyonu’na dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile MİT Başkanı Hakan Fidan‘ın katılmadığını söyleyerek, “Üzerinden 10 yıl geçti ve o komisyonun iyi kötü bir raporu var. O raporu açıklayamamaktan utanmıyor musunuz? Ve en önemli soru, darbenin siyasi ayağı kimdir? Birçok yazan çizen oldu; ByLockcu bakanlar, milletvekilleri. Altını çizerek soruyorum; Anadolu’da sıvacı, boyacı FETÖ’cü çıktı da hiç milletvekili, bakan yok mu, FETÖ’nün bir siyasi ayağı yok mu, bir tanesini bile ortaya çıkartıp koyabildiniz mi? Demek ki bunları yapamadan gerçek bir 15 Temmuz’la yüzleşmenin söz konusu dahi olamayacağını ifade edelim. Temmuz’la ilgili bir sürü şey söyledik, dedik ki, 15 Temmuz darbesinden bu yana 10 yıl geçti, yazdığınız raporu daha açıklayamadınız. Bu raporda neyi saklıyorsunuz, niye açıklayamıyorsunuz? Buna da bir cevap verilmedi. Dolayısıyla, lafı dolaştırmayı bırakalım, bunlara somut cevaplar verelim hem biz anlayalım hem de memleket anlasın” diye konuştu.
15 Temmuz Araştırma Komisyonu Raporu’nun açıklanmaması ve hiçbir yerde bulunamaması, iktidarın tasarrufudur.
15 Temmuz’da neler olduğunu sorgulamayı, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” veya “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, devletin kurum ve organlarını aşağılamak” olarak yorumlamak yerine, iktidar, “15 Temmuz’u araştırmak, sorgulamak yasaktır” diye bir yasa çıkarsa bugünkü uygulamalardan daha mantıklı olurdu.
Çünkü şimdiki uygulamaların hiçbir hukuki dayanağı yok.






