Daha dün ne dedik?
“Altın düşmüyor… Yeni yükseliş öncesinde nefesleniyor.”
Peki, ne oldu?
Yüzde 4’ten fazla yükseldi.
Ve 4 bin 500 doların üzerini test etti.
Gün içerisinde 4 bin 525 doları görerek son iki ayın zirvesine ulaştı.
Aralık vadeli altın kontratı ise 4 bin 569 dolara kadar yükseldi.
Eeeee?
Hani altındaki yükseliş bitmişti?
Hani Fed tutanakları altını çökertecekti?
Hani faiz artırımı geliyor, altından kaçmak gerekiyordu?
Fed tutanakları açıklandı.
Üstelik bazı Fed üyelerinin, enflasyon yüzde 2 hedefine gerilemezse faiz artırmaya hazır olduğu da ortaya çıktı.
Peki, altın ne yaptı?
Çökmedi…
Tam tersine, bir günde yüzde 4’ten fazla yükseldi!
Neden?
Çünkü piyasa artık Fed’in ne söylediğine değil, Amerika’nın ne yapmak zorunda olduğuna bakıyor.
İşte asıl mesele de bu…
Bakın;
ABD Hazinesi, uzun vadeli tahviller için sağladığı likidite desteğini iki katına çıkaracağını açıkladı.
Yani uzun vadeli tahvil geri alımları artırılacak.
Bu açıklamanın ardından ABD tahvil getirileri geriledi.
Dolar zayıfladı.
Altın fırladı.
Denklem çok açık:
Tahvil getirisi düşerse altın yükselir.
Dolar zayıflarsa altın yükselir.
İkisi aynı anda gerçekleşirse altındaki hareket çok daha sert olur.
Nitekim öyle de oldu.
Ama burada önemli olan şu;
Artık yalnızca günlük bir piyasa hareketinden söz etmiyoruz.
ABD’nin toplam borcunun ilk kez 40 trilyon doları aşmasından bahsediyoruz.
Şaka değil…
Dünyanın en büyük ekonomisinin borcu 40 trilyon doların üzerine çıktı!
Üstelik sosyal harcamalar artıyor.
Faiz giderleri büyüyor.
Bütçe açığı genişliyor.
ABD Hazinesi sürekli yeni borçlanma yapmak zorunda kalıyor.
Tahvil faizleri yüksek kaldıkça bu borcun çevrilme maliyeti de ağırlaşıyor.
Yani Amerika’nın uzun vadeli faizlerin sürekli yükselmesine seyirci kalma lüksü yok.
Bir tarafta Fed…
“Enflasyon düşmezse faiz artırabilirim…”
diyor ama…
Diğer tarafta ABD Hazinesi, tahvil piyasasındaki likiditeyi destekleyerek uzun vadeli getirilerin gerilemesini istiyor.
Fed frene basmakla tehdit ediyor…
Hazine ise sistem kilitlenmesin diye piyasaya para akıtıyor.
Çünkü yüksek faiz, 40 trilyon dolarlık borcun maliyetini patlatıyor.
Faiz yükseldikçe bütçenin daha büyük bölümü faiz ödemesine gidiyor.
Bütçe açığı büyüdükçe daha fazla borçlanmak gerekiyor.
Daha fazla borçlanma da daha fazla faiz ödemesi anlamına geliyor.
Borç faizi büyütüyor…
Faiz de borcu!
İşte Altın tam olarak burada kazanıyor.
Ve Altın yatırımcısı bu durumu fiyatlıyor.
Çünkü altının uzun vadeli yükseliş hikâyesinin merkezinde yalnızca savaşlar veya Fed’in faiz kararları yok.
Büyüyen kamu borçları var.
Artan bütçe açıkları var.
Kâğıt paralara yönelik güven kaybı var.
Tahvil piyasasına sürekli müdahale etmek zorunda kalan bir sistem var.
Bu nedenle Fed tutanakları şahin görünse bile piyasa faiz artırımı ihtimaline yalnızca yüzde 32,7 olasılık veriyor.
Evet…
Tutanaklar açıklandı.
Bazı üyelerin faiz artırımına hazır olduğu görüldü.
Ama buna rağmen faiz artırımı ihtimali yüzde 35’ten yüzde 32,7’ye çakıldı.
Yani piyasa, Fed’in açıklamalarına rağmen faiz artırımına daha az ihtimal veriyor.
Çünkü yatırımcı gerçeği görüyor.
ABD’de istihdam zayıflıyor.
Perakende satışlar güç kaybediyor.
Konut piyasası yavaşlıyor.
Büyümeye ilişkin endişeler artıyor.
Fed böyle bir ortamda faiz artırırsa yalnızca enflasyonu değil, ekonomiyi de vurur.
Piyasa bunu biliyor.
Peki bundan sonra ne olacak?
Öncelikle petrol artık son kredilerini kullanıyor.
ABD–İran gerilimi karşılıklı sert açıklamalarla devam etse de; perde arkasında pazarlık sürüyor.
Gerilim azalıp Hürmüz riski hafiflediğinde petrolün üzerindeki savaş primi daha da azalacak.
Petrol düşerse enerji kaynaklı enflasyon baskısı da azalacak.
Fed’in faiz artırmak için kullandığı en önemli argüman çöp olacak.
Bu durumda tahvil getirilerindeki düşüş hızlanacak.
Dolar üzerindeki baskı artacak.
Ve…
Altının önü daha da açılacak.
Elbette altın her gün yüzde 4 yükselmeyecek.
Belli dirençlerden geri çekilecek.
Onun için 4 bin 500 doların üstünü test ettikten sonra tekrar 4 bin 400’lü seviyelere geri çekildi.
Bu dalgalanmalara devam yani.
Ancak Altın her yeni kademede dinlenerek yoluna devam edecek.
Aslında bu sağlam yükselişin de temeli olacak.
Ve altın adım adım,
Yeni rekorlara koşacak.
Şimdi gelelim gram altına…
Unutmayın;
Dolar tarafında riskler artıyor.
Artuk tüm önemli uluslararası bankalar bu durumu açık açık dillendiriyor…
Cari açık ortada…
Reel sektör kan ağlıyor…
Hükûmete yakın reel sektör yetkilileri bile artık bağırıyor.
İşin özeti:
Dolar burada kalmayacak.
Öyle ya da böyle bir gün doğru yerine gelecek.
İşte o zaman gram altında esas hikâye başlayacak.
Benden söylemesi…
Sonra demedi demeyin…






